Yeni bir #FordileYolda macerası için bu kez Instagram fenomeni @seymen.b yolların izini sürdü. İstanbul’dan başlayıp Bursa’da son bulan bu yol hikayesini kahramanın kendisinden dinleyelim mi? 

“Haydi, kaçalım bir yerlere…” diyerek başlar ya her şey. Bu seyahatim de o misal oldu. Ford Kuga ile son derece keyifli ve keşif dolu 2 gün geçirdim.

Öncelikle aracın şehir içi ve uzun yol performans farkını çok net gördüm bu 2 gün içerisinde. Ekonomik yakıt tüketimi ve konforu şehir içinde trafikte geçirdiğiniz süreyi oldukça keyifli kılıyor. Uzun yol yaparken, yol tutuşu ile kesinlikle güven veren bir araç. Ford Kuga’da bazı özellikler beni benden aldı. Özellikle Cumalıkızık köyünde hediye aldığımız reçeller ve çilekler sonrası elimiz doluyken akıllı bagaj kapağı sistemiyle bizi zahmetten kurtarması ve açılabilir panoramik cam ile yol maceramıza keyif kattı.

Peki, dolu dolu geçirdiğim  cumartesi ve pazar günlerinde neler yaptım?

Ford Kuga

Cumartesi

Galata| Balat | Yeldeğirmeni | Polonezköy

Erken kalkan yol alır. Bu sözle sabah 09.00’da giydim ayakkabımı, attım kendimi sokağa. Ford Kuga ile ilk durak Galata’ydı. Galata Kulesi altındaki kafede keyifli bir kahvaltı sonrasında, Balat’a doğru yol aldım. Mahalle kültürünü ucundan yaşamış bir neslin genci olarak seviyorum bu tarz mahalleleri. Keyifle dolu dolu bir tur attım. Dar sokaklarda Balat’ın keyifli dükkanlarına uğramadan olmazdı elbette.

Peki, Balat’a geldiğinde nerelere uğramalısın? Hemen tavsiye kısmına geçiyorum:

  • Cooklife
  • Aziz
  • Naftalin
  • Hobbit
  • Maile
  • Vanilla
  • Atölye Kafası

Baktım ki İstanbul kalabalıklaşmaya başladı. 13.00 gibi Polonezköy’e doğru yol aldım. Trafikten dolayı 15.00 civarı Polonezköy Tabiat Parkı tabelası yanından yeşille hoş buldum. Burada olmazsa olmaz durak belli: Polente! Pastalarını yemediyseniz kesinlikle tavsiye ediyorum. Ford Kuga’nın panoramik cam özelliği nedeniyle ben yaşayamasam da arka koltukta oturan arkadaşlarım ağaç dalları ve gökyüzüne bakarak yeşil içinde kaybolma şansına erişti. Ben de “Bu insanlar niye havaya bakar?” diye dikiz aynasından anlamaya çalışıyordum. J Huzur kelimesini yaşamak, İstanbul’da yaşayan insanlar için gerçekten bulunmaz nimet. Artık yorulduk. Eve dönme vakti. Ama öncesinde, “Yeldeğirmeni’ne gitmek iyi olur dedi bi kahve sever.” Yeldeğirmeni’ne geldik. Geçen konuşma şöyle:

Kahve içelim hadi?

-Bi de cheescake?

– Off! Tamam hadi. :)

Yeldeğirmeni, Kadıköy’ün en eski mahallesi. Benim de çocukluğumun geçtiği, denize dik bakan sokakların bulunduğu tarihi gizli merkez. Peki, Yeldeğirmeni’nde nerelerde kahve içebilirsin?

  • Bop! Breakfast of Pan
  • Garda
  • Nayn
  • Bilumum Şeyler
  • Sancho Panza
  • Mahatma Cafe
  • Choice
  • No: 70
  • Benazio
  • Kamarad Coffee Roastery

Ford Kuga

Pazar

Bursa Cumalıkızık | Gölyazı

İstanbul’a yakın cennet yerlerden birine gitmek istedik. Sabah 08.45’te Kadıköy’den yol aldık. Osmangazi Köprüsü’nü de kullanarak 67 dakikada “Bursa’ya hoş geldiniz” tabelası altından geçtik. Bursa’nın içi, tarihi dokusu her zaman ilgimi çekmiştir. Ama bu seyahatte iki gözde kasabasını ziyaret etmeyi tercih ettik. İlk durak, Kestel bölgesinde yer alan Cumalıkızık köyü. Buraya geldiysen, kahvaltısını yapmadan dönmeyeceksin. Kişi başı 15 TL’ye organik köy kahvaltısını yapabilirsin. Gözlemesinden ahududu reçeline, kendi mandıralarının ürünü olan peynirlerine kadar birçok lezzetli ürünü deneyimleyebilirsin. Kahvaltı sonrasında, tarihi Cumalıkızık sokaklarında taş kaldırımlar üzerinde gezerken evlerin kapısı, penceresi kadar dikkat çeken bir şey de Mustafa Kemal Atatürk fotoğrafları ve Türk bayraklarıydı. Birçok evde ya Türk bayrağı ya da Atatürk’e dair bir simge vardı. Buradan aldığımız reçeller ve edindiğimiz hatıralarla 40 dakika kadar sürecek olan Gölyazı kasabasına doğru yol aldık.

Gölyazı’ya geldiğimizde sokak tezgahlarında bulunan incirler ve kavun içinde sunulan dondurmalar dikkat çekiyor. Burası gerçekten şu an sahip olduğu turizm potansiyelinin çok daha fazlasını hak eden bir kasaba. Eskiden ticaret için kullanılan balıkçı teknelerinin bazıları artık sazlık turu için hizmet veriyor. Sazlıklar içinde tekne turu yapabilir, nilüfer çiçeklerini yakından görebilirsiniz. Gölyazı’ya gelince “Ağlayan Çınar” altında bir çay içmeden dönmemek lazım. Ayrıca seyir tepesinden Gölyazı’yı tepeden görmek mümkün. Ford Kuga sayesinde patika yolda sarsmadan yol aldık.

Ford Kuga

Benden tavsiye: İstanbul’a birkaç saat mesafede görünce “Vaay!” diyeceğiniz, ruhunuzu dinlendirebileceğiniz noktalar var. Haydi direksiyonlara…

Bu yol hikayesi bu kadar. Farklı bir rotada yeniden #FordileYolda görüşmek üzere… Bu keyifli yol hikayesi için Ford Kuga’ya teşekkürü borç bilirim. :)

Yeni yol hikayeleri için Instagram’da @seymen.b ve @fordturkiye’yi takip etmeyi unutmayalım.