Ford Fiesta sponsorluğumuzda gerçekleşen Babylon Soundgarden, bu yıl efsaneydi gerçekten. Gençlerin hem müziğin hem de standımızda eğlencenin tadını doyasıyla çıkardığı etkinlik coşku doluydu. Play Tuşu, bu coşkulu deneyimi cümlelere döktü ve ortaya güzel bir yazı çıktı. Kalemine sağlık Play Tuşu! Gelin, Babylon Soundgarden’ı Play Tuşu’nun yorumuyla bir de okuyarak deneyimleyelim.

9 Eylül Cumartesi günü keyiflerden keyif beğenecek bir noktadaydık. Bir önceki gece enfes bir Jens Lekman konserini devirmiş, İsveç’in tüm tatlılığını bünyesinde barındırmış biriyle Garaj’da buluşmuş, sevdiğimiz şarkıları güzel insanlarla birlikte dinlemenin keyfine varmıştık. Önümüzde de Babylon Soundgarden 2017 ve bir önceki geceye benzer koca bir gün geçirecek olmanın heyecanı vardı.

Babylon Kilyos’un alt kısımlarına doğru kurulmuş Ana Sahne’ye vardığımızda müzik henüz başlamamıştı. “Erken mi geldik acaba?” düşüncelerinin ve etrafa attığımız “Ne yapabiliriz?” bakışlarının sonucunda gözümüze kestirdiğimiz, önündeki çarkıfelek ve etrafında eğlenen envaiçeşit insanla Ford Fiesta standı oldu.

Sürpriz hediyelerden birini kazanma şansı veren çarkıfeleğin önündeki kitleyle bir süre vakit geçirip kendi denememizi yaptıktan sonra hemen yanda duran arabaya yöneldik; zira onun da etrafındaki ekranlarda sürekli bir şeyler dönüyordu, içindekiler kıpır kıpırdı, gelen müzik durmak bilmiyordu.

Fiesta’nın içini bir karaoke mekanına çeviren Ford, bir tablet yardımıyla katılımcılara şarkı seçtiriyor, sonra da kendi performanslarını #FiestaileBirBaşkaMüzik etiketiyle paylaştırıyordu. Üstelik bir yandan Ana Sahne’de soundcheck devam etse de Fiesta’nın karaoke’sinin sesi, tam anlamıyla bana mısın demiyordu. İşin sırrını etraftaki “bilen abi”lere sorduk, öğrendik: B&O Play Ses Sistemi.

Stantta bulunan çarkıfelek zaten aynı isimli programla büyümüş kuşak için nerede görse yapışacağı bir arzu objesiyken Yeni Fiesta’nın cayır cayır ses sistemi, arabanın içini başlı başına bir festival alanına çevirmeye yetiyordu. Biz de onlar standı kapatıp bizi kovana kadar orada kaldık, arabanın içinde müzik dinledik, şarkılara eşlik ettik, çark çevirdik, fazla cıvıdığımız zaman dahi hoş karşılayan insanlarla muhabbet ettik, festival sonrası da kendi arabamızın tırt sesinden bir şarkı dinlerken herkesin birbirine “Bir punduna getirip ‘Alırsın Ford, olursun lord’ şakası yapsam komik olur mu?” bakışları attığı bir yolculukla döndük.

Festivalin programında bizim adımıza ön plana çıkan isimler ise adını duyduğumuzdan beri bize heyecan veren ve festival line-up’ında en çok merak ettiğimiz The Drums, Rockabye Baby’de Cizreli Mehmet’i sahneye çıkaran Anne-Marie, Ankara ve Ankaralıyla olan gönül bağımızı şarkılarında doğrudan duyduğumuz ve Türkçe rap’te bir Kendrick Lamar havası yakalamaya yaklaşan Ezhel, bir de gerçek anlamda “Bambaşka bir dünyada çalışıyor”muş tadını yansıtırken trip-hop, R&B ve elektroniği bir araya getiren parçalarıyla festivalin en akılda kalıcı performansına imza atan Sevdaliza oldu.

İşte Babylon Soundgarden 2017 bizim için böyle geçti.