Ford’un gelecek nesil otonom aracı Fusion Hybrid ile tanışmaya hazır mısınız?

Amerika’da Ford Fusion adıyla satışa sunulan, Avrupa’da ise Ford Mondeo olarak tanıdığımız modelin ilk otonom prototipi 3 yıl önce geliştirildi. Bugün ise en yeni nesil Ford otonom aracı, şimdiye dek öğrenilen her şeyi kendine katarak yeniden doğdu.

Yeni araç da mevcut Ford otonom araç platformunu kullanıyor fakat işlem gücünü yeni bilgisayar donanımıyla artırıyor. Kullanıma hazır elektrikli kontrolleri, sensör teknolojisi ve dahili yerleşimi aracın etrafındakileri daha iyi görmesini sağlıyor. Araçta dört yerine iki sensör kullanma olanağı sunan yeni LiDAR sensörleri ise daha şık bir görünüme ve daha iyi hedeflenmiş görüş açısına sahip.

Ford her zaman otonom araçların üretiminde iki faktörün önemli olduğunu düşünüyor: otonom araç platformu ve sanal sürücü sistemi! Yeni nesil araç, Ford’un her iki kriterini de geliştiriyor. Özellikle sanal sürücü sisteminin geliştirilmesi ve test edilmesi ile ilgili olarak önemli gelişmeler kaydedildi.

Sanal sürücü sistemini, sürücüsüz bir sistemin direksiyon başında sanki bir insan varmış gibi davranabilmesi şeklinde tanımlayabiliriz. Peki, bu sistemi neler oluşturuyor?

  • Sensörler-LiDAR, kameralar ve radar
  • Yerelleştirme ve rota planlaması için algoritmalar
  • Bilgisayar görüntüsü ve makine öğrenimi
  • Yüksek detaylı 3D haritalar
  • Bütün işleyişi sağlayan sayısal ve elektronik beygir gücü

Otonom Araç Nasıl Görüyor?

Ford mühendisleri, otonom araçlardaki sanal sürücü sisteminde iki algılama metodu geliştirmeye çalışıyorlar: dolaylı algılama ve doğrudan algılama!

Dolaylı algılama, otonom araçların sürüleceği çevrenin yüksek çözünürlüklü 3D haritalarının oluşturulmasını sağlıyor. Doğrudan algılama ise yayalar, bisiklet sürücüleri ve diğer araçlar gibi hareketli nesnelerin konumunu, yoldaki trafik polisinin el işaretlerini yorumlamak için kullanılıyor.

Bu iki algılama sisteminin hibrit birleşimi sanal sürücünün gerçek bir sürücü gibi davranmasını sağlıyor.

Aracın Çevresini Algılama

İki LiDAR sensörü, yaydığı milyonlarca ışın sayesinde 360 derecelik görüş sağlıyor. Aracın önündeki hokey topu büyüklüğündeki iki kamera, her yönde yaklaşık 2 futbol sahası uzunluğundaki bir alanı tarıyor.

ces

İleri görüşlü üç kamera ise aracın üstüne yerleştirildi. Bu kameralar, yoldaki trafik ışıklarını ve nesneleri tanıyor.

Yağmurlu, sisli ve kar yağışlı hava koşullarında bile rahatlıkla görüş sağlayan kısa ve uzun menzilli radar sensörleri de nesnelerin araca göre nasıl hareket ettiğini belirliyor.

Düşünmek ve Karar Vermek

Halen gelişme aşamasındaki Ford otonom aracının beyni bagajında saklı. Beyin saatte 1 TB (terabayt) veri üretiyor. Bu kadar veriyi akıllı telefon kullanan bir insan ancak 45 yılda üretebilir!

ces1

Ancak asıl ustalık aracın yazılımında ortaya çıkıyor. Otonom araçların anında algılaması gereken birçok faktör var: “Etrafında neler var? Diğer sürücüler ne yapıyor? Nereye gidiyor? En iyi rota neresi?” gibi…

Ford mühendislerinin yazdığı gelişmiş algoritmalar sayesinde yeni nesil otonom araç, tüm bu soruların cevabını istenen şekilde verebiliyor.

Aracı Kontrol Etmek

Tıpkı beynimizin ellerimizdeki ve ayaklarımızdaki kaslara nasıl hareket edeceğini söylemesi gibi otonom araçlarda da verilen kararlar, elektrik sinyalleri aracılığıyla iletiliyor. Bu sebeple normal bir aracın elektrik gücü böyle bir sistemi hayatta tutmak için yeterli olmaz. Bu sebeple araca yüksek voltaj kapasiteli ikinci bir akü eklendi.

Yeni nesil Fusion Hybrid ile 2021’de tüm fonksiyonlarıyla tamamlanmış Ford marka bir otonom araç üretme hedefine adım adım yaklaşılıyor. Ford mühendislerinin güçlü, yetenekli ve güvenilir bir sanal sürücü sistemi geliştirmek konusundaki kararlılıklarıyla otonom araçların geleceği çok yakın!

Kaynak: https://medium.com/@ford/building-fords-next-generation-autonomous-development-vehicle-82a6160a7965#.95re1292c