Güzeller güzeli Çağla Kubat’ın adını Miss Türkiye Güzellik Yarışması’nda elde ettiği ikincilikle duyduk. Ardından spiker ve dizi oyuncusu olarak ekranlarda görmeye başladık. On parmağında on marifete sahip Çağla Kubat aynı zamanda Türkiye’yi rüzgâr sörfüyle tanıştıran isimlerden biri. Son olarak dünya şampiyonluğunu da tadan milli sörfçü Kubat ile Ürün Geliştirme bölümünde çalışan arkadaşımız Halil Ölmez keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. Güzel sporcuyla kariyerinin başlangıç noktasından, geleceğe dair projelerine kadar uzanan bu keyifli söyleşiyle sizi baş başa bırakıyoruz.

 

Çağla Kubat

 

Spor alanındaki kariyeriniz nasıl başladı?

 

Rüzgâr sörfü yapmayı çok seviyordum. Üniversitede okuduğum sıralarda antrenman için Moda Koyu’na gidiyordum. Orada kendimi geliştiriyordum, yarışlara da devam ediyordum. Sörf için her şeyden fedakârlık ettim. Daha çok windsurf ile uyumlu olarak yapabileceğim çalışmaları seçtim.

 

Alaçatı Çağla Kubat Windsurf Academy’de yapılan IFCA Dünya Sörf Şampiyonası’nda Dünya Şampiyonu oldunuz. Bu denli önemli bir başarıyı elde etmeniz nasıl bir duygu?

 

Dünya Şampiyonası’nın çeşitli kategorileri var. Profesyonel Windsurf Birliği (PWA) yarışları, Windsurf’ün en zorlu müsabakalarından ve en iyilerinin yarıştığı bir alan. Geçen sene bu sıralamayı 5. olarak bitirdim. Bu sene ilk üçe girmeyi hedefliyordum. Okulumuzda yapılan şampiyona da çok özeldi. Çünkü tek yarışta çocuklar, gençler ve 30 yaş üstü sporcular dünya şampiyonluğu dereceleri aldı. Benim dünya şampiyonluğum; 30 yaş üstü grubunda oldu. Kendi okulumdan Poyraz Akay da dünya gençler şampiyonu oldu. Yetişmesine destek verdiğim bir sporcunun başarısı beni inanılmaz gururlandırdı.

 

Sörf, sizinle birlikte bilinir bir spor haline geldi. Okulunuzun bu doğrultudaki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Okulumuz, 2011’de kuruldu. Bugüne kadar çocuklar yarışlara dâhil edilmiyordu. Çocukları yarışçılık seviyesine getirmek ve çocuklara belli bir değeri vermek konusunda örnek olduğumuzu düşünüyorum. Kendi çabalarımla kulübümü de kurdum. Hem okulunu hem kulübünü kuran çok az insan var. Çünkü insanlar okulla zaten istedikleri eğitimleri veriyorlar. Benim kulüp kurmak ile amacım burada sörfe başlattığım çocuklardan yetenekli olanları kulübüme alıp daha sonra onları sporcu olarak yetiştirmek.

 

Windsurf öğrenmek isteyen çocuklar var ama aileler çocuklarını çok fazla bu spora yönlendiremiyor. Ailelere neler öneriyorsunuz? 

 

Öncelikle aileler bu spordan korkmamalı. Çünkü özellikle Alaçatı’da windsurf oldukça güvenli yapılıyor. Karşıdaki kıyıyı görebiliyoruz ve çocukları sürekli kontrol altında tutuyoruz. Ailelere tavsiyem ise çocuklarını herhangi bir spora yönlendirirken, hep birlikte yapabilecekleri sporları denemeleri.

 

Sizce Türkiye’de rüzgâr sörfüne yeterince destekleniyor mu?

 

Son 2-3 yıldır federasyon çok destekliyor. Genç sporculara, ödeneklerden büyük bir kısmı ayrılmaya başlandı. İl Spor Müdürlüğü de sponsor bulunması anlamında çok yardımcı oluyor. Ford, Vestel, Pegasus gibi firmalar da devlet de bu spor dalını çok destekliyor.

 

Peki, Çağla Kubat Windsurf Academy’e başvurmak için nasıl bir yol izlenmesi gerekiyor?

 

Telefon, internet sitesi ve Facebook üzerinden bizimle iletişime geçebilirler. Başvuran herkesi okulumuzda eğitime başlatıyoruz. Bazen yetenekler geç keşfedilebiliyor. Sadece yetenekli çocuklardan başarı çıkmıyor, şampiyonlar genellikle çalışkan olanlardan çıkıyor. Ben her sporda da bunu görüyorum. Çünkü yetenekli olanlar aynı düzeyde çalışmıyorlar. Gerçekten bu iş suda bitiyor. Ne kadar çok suda kilometre yaparsanız o derece başarılı oluyorsunuz.

 

Rüzgâr sörfüne başlamak için yaş tavsiyeniz var mı?

 

15 yaşında başladım. Benim zamanımda windsurf pek keşfedilmemişti. İlk 5-6 yıl profesyonel değildim, keyif için yapıyordum. Üniversite dönemimde antrenman, üniversite sonrasında ise yarışlara hazırlanmaya başladım. Tavsiyem ise 7 yaş. Ancak sörf kampımıza istekli olan ve fiziksel özellikleri uygun 6 yaşındaki çocukları da alıyoruz.

 

Ülkemiz 2020’de olimpiyatlara ev sahipliği yapma konusunda oldukça iddialı. Türkiye’deki olimpiyat heyecanını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu kapsamda sizin bir hedefiniz var mı?

 

Olimpiyatların Türkiye’de yapılması her şeyi farklılaştırır, bütün sporlar için büyük avantaj sağlar. Biz de İstanbul’un olimpiyatlara ev sahipliği yapmasını çok istiyoruz. Okulumuzda da olimpik sporcularımızı yetiştirmeye başladık.

 

Çalışanlarımızın merak ettiği bir konu ise televizyon programlarına yönelik projeleriniz. Bu kapsamda herhangi bir projeniz var mı?

 

Doğa ile ilgili bir program yapmak istiyorum. Büyük ihtimalle önümüzdeki sezon Ocak – Şubat gibi çekimlere başlayacağız. Dizi ise biraz daha zor bir konsept. Ama Arka Sokaklar dizisindeki gibi diğer projelerimi devam ettirebileceğim projeler olursa neden olmasın.

 

Ford Otosan’a yakın bir isim olarak, Ford Otosan’a bir mesajınız var mı?

 

Ford Bayilerinden Çetaş’ın sponsorluğu ile Ford Transit Custom aracı ile çocukları, evinden almamız, buraya getirmemiz ve geri götürmemiz bizim için çok önemli. Servisin ‘rüzgârın çocuklarını taşıyor’ gibi bir amblemle dolaşması ise çok değerli. Çünkü çocuklar çok motive oluyorlar. Bir arkadaşı bakıyor ve ‘rüzgârın çocuklarını’ taşıyor diye düşünüyor. Çocuklar, kendini rüzgârın çocuğu gibi hissediyor. Ford Çetaş bayisine bu projede bana inandığı için çok teşekkür ederim.

 

Çağla Kubat