Bir otomobil markası doğadan ilham alırsa ne olur? Söz konusu Ford Motor Company ise harika teknolojiler ortaya çıkar!

Araştırmacılarımız yıllardır otomobil üretimini nasıl daha sürdürülebilir kılabileceğimizi inceliyorlar. Bu amaçla araçlarımızı söküp geri dönüştürmek istediğimizde, metal ve plastik parçaları yapıştırırken kullandığımız köpük yapıştırıcılar, önümüzdeki en büyük engellerden birini oluşturuyordu.

İşte, geniş parmaklı kertenkeleler tam da burada devreye giriyor.

Ford

Sıcak iklimlere özgü küçük bir tür olan geniş parmaklı kertenkelelerin özellikleri, yeni teknolojiler yaratmamız için bize ilham veriyor. Yeni projemizde Procter & Gamble ile iş birliğine giderek elimizdeki araştırmaları birbirimizle paylaşıyor ve doğayı taklit eden biyomimikri bilimini farklı iş çözümlerinde değerlendirmenin yollarını arıyoruz.

Yapışmanın doğadaki ustaları geniş parmaklı kertenkeleler

Geniş parmaklı kertenkelelerin vantuzlu ayakları, birçok katı ve sıvı maddeye rahatlıkla tutunmasını sağlıyor. Bu akrobatik sürüngenler, yüzeylere kolaylıkla tutunduğu gibi ayrıldığında ise arkasında hiçbir iz ya da yapışkan madde bırakmıyor. En olgunlarının bile sadece 70 gram ağrılığında olduğu bu minik kertenkelelerin 132 kilogramlık yapışma kuvvetine sahip olduğunu söylersek ne kadar etkili canlılar olduğunu daha iyi anlayacaksınız.

Ford

Plastikler ve Sürdürülebilirlik Araştırmalarından Sorumlu Kıdemli Teknik Müdürümüz Debbie Mielewski, “daha fazla köpük ve plastiği geri dönüştürerek doğadaki ayak izimizi azaltabileceğimizi” söylüyor. Geniş parmaklı kertenkelelerin yapışma teknolojilerinde devrim yaratacak yeniliklere ilham verebileceğini düşünen Mielewski, bu sayede “hem maliyetleri düşürüp hem de çevreyi koruyabileceğimize” inanıyor.

Biyomimikri çevrenin geleceği için umut aşılıyor

Biyomimikrinin yarattığı potansiyele en az bizim kadar inanan Biyomimikri Enstitüsü, modern dünya sorunlarına doğadan ilham alan sürdürülebilir ve yenilikçi yaklaşımlar getirmeyi destekliyor. Biz de bu heyecanla hemen harekete geçerek Amerika’nın Dearborn kasabasındaki Michigan Üniversitesi kampüsünde Procter & Gamble ve Biyomimikri Enstitüsü’nün ortak katılımıyla bir çalışma atölyesi düzenledik. Yaklaşık 200 araştırmacı ve tasarımcının katıldığı atölyede bir gün boyunca biyomimikrinin ne olduğunu ve doğada bulunan özellikleri kendi işlerimizde nasıl kullanılabileceğimizi öğrendik.

Procter & Gamble’dan Lee Ellen Drechsler, forum hakkında “Halihazırda iş birliği geçmişimiz olan Ford ile birlikte Biyomimikri Enstitüsü atölyesine katıldığımız için çok heyecanlıyız. Procter & Gamble olarak karşılaştığımız zorlukları çözerken kullandığımız yaklaşımları genişletmek için biyomimikriyle ilgileniyoruz.” diye konuştu.

Doğa biyomimikri ile teknolojiye ilham veriyor

Biyomimikri yaklaşımı yeni değil… Japonya’daki Shinkansen hız treninin tasarımı yalıçapkını kuşunun gagasından alınmıştır. Ayakkabılarda kullanılan yapışkan cırt-cırtlar dikenli kabuğa sahip dulavrat otundan, medikal iğneler ise sivrisineklerden esinlenmiştir.

Ford ve P&G bu tip faaliyetlerde yer alan ilk şirketlerden.” diyen Biyomimikri Enstitüsü Tasarım Çözümlerinden Sorumlu Proje Müdürü Gretchen Hooke’a göre biyomimikri yaklaşımına olan ilgi, iklim değişikliklerine bağlı bilinçlenme ve çevre sorunlarına paralel olarak son on yılda artmış.

2006’da kurulan ve kar amacı gütmeyen Biyomimikri Enstitüsü, insanları sürdürülebilir ürünler üretmeleri için teşvik ediyor. Eğitimcileri ve bölgesel uygulamacıları Global Biyomimikri Ağı sayesinde harekete geçirirken ayrıca farklı biyomimikri tasarım görevleri ile onlara öğrenme ve pratik yapma olanakları sağlıyor. Açık inovasyon, akademik-kurumsal iş birlikleri ve kurumsal çalışan yarışmaları yanında uygulamalı eğitim olanakları da sunan Biyomimikri Enstitüsü, biyomimikri konusunda sorularına cevap arayan şirketler için AskNature.org web adresinde online olarak biyolojik çözümler veri tabanını da paylaşıyor.

Çevre taahhüdümüzün arkasındayız

Geri dönüşümün de ötesinde, çevreye olan taahhüdümüzü uygulamaya koyan tasarım ekibimiz, son on yıldır doğadan ilham alan teknolojiler üzerinde çalışıyor. En son bu yöntemle koltuk ve tavan döşeme materyalleri için yün üretme konusunda başarı elde ettik.

Unifi şirketinin plastik şişelerden %100 geri kazanılarak üretilen yüksek performanslı Repreve fiberini kullanan tek otomobil üreticisiyiz. Çalışanlarımız tüm dünyada 5 araç modelimizi üretirken Repreve fiberini kullanıyor. Bu araçlar; yeni F-150, Explorer, Edge, Focus elektrik ve Fusion. Repreve’den yana olan tercihimiz; doğada bıraktığımız ayak izini küçültmek adına global sürdürülebilirlik stratejimizde yer alan “azaltma, tekrar kullanma ve geri dönüştürme” taahhüdümüzün arkasında olduğumuzun bir kanıtı.

Tasarımcılarımız, bu taahhüdü daha da geliştirmek için araç kumaşlarında sürdürülebilir materyalleri kullanarak tercihlerini doğadan yana yapıyor. Araştırmacılarımıza göre geniş parmaklı kertenkeleler, araç içi kabinleri dönüştürecek yeni kumaş teknolojilerine ilham verebilirler.

Biyomimikri yaklaşımını benimseyerek doğru yolda olduğumuza inancımız büyük. Çünkü doğa, tasarımını her zaman verimli ve minimal kaynaklarla yapar. Global Sürdürülebilir Kumaş Stratejileri ve Gelişimi Baş Tasarımcımız Carol Kordich’in de dediği gibi; “Doğa en temel rehberimiz.”