Karbonsuz Bir Gelecek Mümkün

E-Transit Custom

Küresel ısınmanın ve dolayısıyla birçok aşırı hava olayının başlıca sebeplerinden biri olarak uzun zamandır dünya gündeminde olan sera etkisini belirli bir seviyede tutabilmek için hükümetler, şirketler, doğal yaşam dernekleri ve daha birçok kurum ve kuruluşlar büyük aksiyonlar almaya başladı. 

Sera etkisi, ısının sera gazları tarafından gezegenimizin yüzeyini kaplayarak yaşam için gerekli olan ısı seviyesini oluşturmasını sağlar. Karbondioksit, metan, azot ve su buharı başlıca sera gazlarıdır. 

Su buharı, sera etkisine en büyük katkıyı sağlayan ve neredeyse tamamen doğal süreçlerden gelir. Öte yandan karbondioksit, metan ve azot için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Bu üç gaz türünün küresel ısınmaya etkileri oldukça yüksektir. Gezegenimizi saran ve yaşamamıza olanak sağlayan atmosferi gereğinden fazla ısıtarak iklim üzerinde uzun vadeli ve olumsuz etkilere neden olurlar.

Amerikan Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) verilerine göre, dünyanın sıcaklığı 1880’den beri her on yılda 0,08° C arttı, ancak 1981’den bu yana ısınma oranı bunun iki katından fazla: her on yılda 0,18°C.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP)’nın Emisyon Boşluğu Raporu’na göre küresel ısınma oranını 1,5°C ile sınırlayabilmek için 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını yarı yarıya azaltmamız gerekiyor.

“Gelecek Şimdi!” diyoruz! 

Şimdi harekete geçmezsek geri dönüşü olmayan bir noktaya geleceğimiz açık. 

Karbon dönüşümünü gerçekleştirmek için kapsamlı bir operasyon yürütüyoruz. Üretim süreçlerimiz, ürünlerimiz, lojistik faaliyetlerimiz ve tedarik zincirimiz olarak tanımladığımız ekosistemimiz aracılığıyla karbon dönüşüm planımızı eksiksiz uygulamayı hedefliyoruz. 

Tesislerimizde çeşitli enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji girişimlerini uygulayarak karbon azaltım hedefimize ulaşmaya çalışıyoruz. Yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektrik sağlamaya ve faaliyetlerimizde kullanılan enerji miktarını azaltmaya yönelik projeler üzerinde çalışıyoruz. Tüm sahalarımızda gerçekleştirdiğimiz enerji tasarrufu çalışmalarımız kapsamında toplam 22 proje hayata geçirdik. Bu projelerimiz arasında pompa hattı sürücülerinin dönüştürülmesi, LED aydınlatma, dijital basınçlı hava yönetimi ve ekonomizer uygulamalarını sayabiliriz. 

Sera gazı emisyonlarını düşürme hedeflerimizi gerçekleştirmek için doğrudan yenilenebilir kaynaklardan elden edilen elektrik enerjisi tedarik ediyoruz. 946.317,59 GJ yenilenebilir enerji satın alarak 2021’de 113.847,26 ton karbondioksit salınımını önledik. Gölcük, Yeniköy, Eskişehir ve Sancaktepe’deki yerleşkelerimizde tüketilen elektrik enerjisinin tamamını yenilenebilir kaynaklardan elde ediyoruz. Dünya çapında tanınan I-REC sertifikasını almaya hak kazandık. 

Aynı zamanda yerleşkelerimizde rüzgâr enerjisi, Solarwall ve güneş enerjisi santrallerini kullanarak doğrudan üretime ağırlık veriyoruz. Azaltılmış emisyonların fabrikalarımızda oluşturduğu olumlu etkiler şu şekilde: 

Solarwall ile Proses Havası Isıtma projemiz sonucunda Eskişehir tesisimizde yılda toplam 1.616.000 kWh (5.817,60 GJ) doğalgaz ve 326,68 ton CO2 emisyonu tasarrufu sağladık.

• Gölcük Fabrikamızda Solarwall ve Kaynak Atölyesi Ortam Havası Isıtma Projesi ile yılda toplam 3.655.000 kWh (13.158.00 GJ) doğalgaz tasarrufu sağlanmış, 738,88 ton CO2 salımı önlenmiştir.

• Yeniköy fabrikamızdaki Boyahane Sürecinde Güneş Duvarı ve Hava Isıtma Projemiz ile 1.271.111 kWh (4.576 GJ) doğal gaz tasarrufu sağlanarak 256,96 ton CO2 salınımının önüne geçilmiştir.

• Kocaeli Fabrikalarımızda kendi öz kaynaklarımızla kurduğumuz Enerji Yönetim Sistemi ile hareketli hedefler doğrultusunda verimlilik projelerimizi takip edebiliyor ve enerji kullanımını kontrol altında tutabiliyoruz. 

• 2021 yılında hayata geçirdiğimiz proje ile basınçlı hava hatları üretim saatlerine göre kontrol edilerek 400.000 kWh enerji tasarrufu sağlanmış ve 173,24 ton CO2 emisyonunun önüne geçilmiştir.

Elektrikleniyoruz!

İklim sorununu AB Yeşil Mutabakatı doğrultusunda ele almak için üretim stratejimizi sürdürülebilirlik vizyonumuzla planladık. Dijitalleşmeyi ve inovasyonu iş operasyonlarına entegre eden, etkin ve verimli üretim süreçleri sunan girişimlerimiz ile daha verimli, hibrit ve elektrikli otomobiller üretmenin yanı sıra akıllı ve düşük çevresel mobilite çözümleri sunmayı kendimize misyon edindik.

Ford’un elektrifikasyon stratejisi kapsamında E-Transit’in üretimiyle birlikte Türkiye’nin ilk “Batarya Montaj Fabrikası”nı kurmak için çalışmalara başladık. Bunlara ek olarak elektrikli mobilite çözümümüz Rakun’u hayata geçirdik.

Hedeflerimize Odaklandık! 

Halihazırda başardıklarımıza dayanarak gelecek için iddialı hedefler belirledik.

Fabrikalarımızda hibrit, elektrikli ve alternatif yakıtlı araçların yanı sıra ilgili motor ve şanzıman sistemlerine ve daha az emisyon üreten daha hafif malzemelerin kullanımına yatırım yapıyoruz. Ford’un dünya çapındaki elektrifikasyon stratejisi kapsamında 2022’nin ikinci çeyreğinde piyasaya sürdüğümüz tamamen elektrikli E-Transit modelimizin, Avrupa’daki elektrikli araç talebinin karşılanmasında önemli bir rol oynayacağını öngörüyoruz.

İklim krizi ve enerji yönetimi konusunda;

• 2030 yılına kadar üretim tesislerinde karbon nötr ve binek araçlarda tamamen sıfır emisyon,

• 2035 yılına kadar hafif/orta ticari araçlarda tamamen sıfır emisyon ve tüm tedarik zinciri ile lojistik operasyonlarımızda karbon nötr,

• 2040 yılında ise ağır ticari araçlarda sıfır emisyon

hedeflerimize ulaşarak tamamen karbonsuz bir geleceği kucaklayacağız.