Çocuk yaşta çizgi film izlemek yerine babasının yarış kasetlerini izleyerek büyüyen ve hem Avrupa’da hem ülkemizde pek çok başarıya imza atan Murat Bostancı, son sürat ralli dünyasının Şampiyonlar Ligi olan Avrupa Ralli Şampiyonası’na hazırlanıyor. Bostancı’yı Castrol Ford Team Türkiye’nin garajında ziyaret ettik ve öyküsünü, başarılarını ilk ağızdan dinledik.

 

RÖPORTAJ: YAŞAR BURAK MERİÇ

FOTOĞRAFLAR: ERHAN TARLIĞ

 

Şampiyon babanın şampiyon oğlu olarak otomobil sporlarına ilginiz ne zaman ve nasıl başladı?

Ben doğduğumda babam 15 yılı aşkındır yarışıyordu. Annem Türkiye’nin ilk bayan ralli ekiplerinden birinin co-pilotu. Zaten aile motor sporlarıyla oluşmuş. Çocuk da o ortamın içine doğmuş oldu. Çizgi film izlemek yerine babamın yarış kasetlerini izleyerek büyüdüm. Hayatımla ilgili ilk hatırladığım anılardan biri babam Serdar Bostancı’nın yeşil Sierra’sını bir yarışta izleyişimdi. 2004 yılında 15 yaşındayken yarış otomobiliyle ilk testimi yaptım. Ehliyetimi alır almaz da 2007 yılının sonunda Ford Ka ile ilk rallime girdim.

 

Castrol Ford Team Türkiye ile ne zaman yarışmaya başladınız?

18 yaşında tanıştım. O yıl kendi sınıfımda ilk İstanbul Şampiyonası’nı kazandım. Ancak amatör ve alt sınıflarda yarışan bir pilot olarak takıma kendimi göstermem birkaç senemi aldı. 2009 yılında ilk defa Castrol Ford Team Türkiye otomobiliyle yarışma şansım oldu. Aynı yıl ilk Türkiye Gençler Şampiyonluğu’nu kazandım. Ki bu aslında o yaşlar için öyle kazanılması kolay bir yarış değildi. Daha sonra beş kere daha kazandım. Ben tecrübe ve yarış kazandıkça, takımım da bana daha fazla güvendi ve 4’üncü pilot iken 1’inci pilotluğa kadar yükseldim.

 

Yarışlara hazırlık sürecinde bir gününüz nasıl geçiyor?

Yarış haftasında genelde karbonhidrat ağırlıklı besleniyorum. Sadece akşam yemeklerinde protein alıyorum. Ayrıca teknik açıdan yarış otomobilimizde doğru ayarları bulmak ve elimizi sıcak tutmak için test sürüşleri yapıyoruz. Her yarışın şartlarına uygun bir parkur bularak, test sürüşlerini yineliyoruz. Bu test sürüşlerinde otomobilin ayarlarını, lastik seçimlerini en iyi noktaya getirmeye çalışıyoruz.

 

Bu sene Avrupa Ralli Şampiyonası’nda kullanacağınız Ford Fiesta R5’i bize anlatabilir misiniz?

Ford Fiesta R5, son iki yıldır Avrupa Ralli Şampiyonası’nı kazanan otomobil aslında. Biz de bu yıl Fiesta R5’e geçtik. Dört çeker, 300 beygir, 5 ileri-sıralı şanzımana sahip. Normal bir Fiesta iki çeker, 100 beygir civarındayken bizim otomobilimiz tamamen farklı. Hem dışı hem içi farklı… Dışı biraz Fiesta’ya benziyor ama içi daha çok uzay mekiğini andırıyor. Standart bir Fiesta’dan yola çıkılarak yapılan bir otomobil ama şasisinden başlayarak her noktasında farklılıklar var. Tamamıyla bu iş için yapılmış; asfalt ve toprak için farklı amortisörler kullanılıyor. Dizayn ve üretim aşamasında bazı geliştirmeler burada, bazıları İngiltere’de yapılıyor. Ancak otomobilin yürütülmesi ve diğer tüm bakımları tamamıyla Castrol Ford Team Türkiye ekibi tarafından yapılıyor. En çok övündüğümüz yanımız da bu aslında. Bunun bir örneği yok. Avrupa Şampiyonası’nda daha önce yarışmış Türk takımlarında genelde yabancı mekanikler, yabancı mühendisler kullanılmıştı. Biz yüzde 100 Türk takımı olarak Avrupa Kupası’nı kazandık, şimdi de Avrupa Ralli Şampiyonası’nı takip ediyoruz.

 

Bugüne kadar katıldığınız yarışlarla ilgili unutamadığınız bir anınız var mı?

İlk Türkiye şampiyonluğum, Avrupa Kupası’nı kazanmam benim için çok değerli ama kaybettiğim yarışlar ben de daha fazla iz bırakıyor. 2013 yılında Dünya Gençler Şampiyonası yapılıyor, Finlandiya Rallisi… Dünyadaki en önemli, en meşhur rallilerden biri. Orada yarışırken ilk etapta en iyi zamanı yapmıştım, ikinci etapta ilk üçün içindeydim. Üçüncü etapta kaza yapıp yarış dışı kaldım. 17 etaplık bir yarıştı. O, benim en unutamadığım, en içimde kalmış yarışlardan biridir.

 

2017 planlarınız neler?

Avrupa Ralli Şampiyonası’nı planlarken üç-dört yıllık planladık. Kimse bu yarışları ilk yılında kazanmıyor. Biz de üç-dört yıl tecrübe edinip rakipleri görüp öyle tepeye koşabiliriz. İlk defa en tepedeki kategoride yarışacağız ve rakipleri görme şansımız olacak. Bizim için asıl 2018 yılı önemli ve bu yıl Avrupa Ralli Şampiyonluğu’nu kazanmak istiyoruz. Tabii 2017 yılında da Avrupa Şampiyonu olmak istiyoruz ama günün sonunda 2’nci ya da 3’üncü olursak, bu da büyük bir başarıdır Türk ralli sporu için… 2015’te kazandığımız Avrupa Kupası, bu sporun UEFA Ligi ise şimdi hazırlandığımız Şampiyonlar Ligi!