“Dijital Gözlük”

Hayriye Karadeniz
Yazarlar

Hayriye Karadeniz CDO

Merhabalar!

Öncelikle bu iletişim platformu ile tüm Ford Otosanlılara ulaşabiliyor olmanın bana hissettirdiği güzel duyguları paylaşmak istiyorum. Yaşadığımız çağ malum; bazılarımız iletişim, bazılarımız ise dijital çağ diyor. Ford Blog Aramızda ile ikisinin birleşimini, “dijital iletişimi” çok yerinde kullanma imkânına sahip olduğumuzu düşünüyor ve emeği geçen herkese buradan teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

Son 3 yıldır Chief Digital Officer (CDO) olarak, şirketimizin dijital dönüşüm liderliğini yapmaktayım. Peki, ama CDO ve dijital dönüşüm nedir? Ülkemizde ve hatta dünya genelinde bile yeni yeni yayılmaya ve önem arz etmeye başlayan bu görevi edindiğimden beri bu iki soruya cevap veriyorum. Bu sorularla üç yıldır verdiğim cevap görevimin doğası gereği gelişen teknolojilerle doğru orantıda farklılaşmakta, kapsamı her gün biraz daha fazla genişlemekte.

Hızla gelişen teknolojiler hayatımızın her noktasından ayrı ayrı nüfuz ederken birey olarak bunlardan istediklerimizi seçmek, kullanmak, beğendiğimizle devam etmek, o konularda kendimizi geliştirmek, beğenmediklerimizi hiç hayatımıza sokmamak gibi sonsuz seçim şansına sahibiz.

Ancak biraz daha üst seviyeden, daha doğrusu görev bilinciyle bakınca; bankacılık, bilişim, tıp ve üretim gibi sektörlerde hızla gelişen teknolojilerin adaptasyonu, uygulanması, kullanılma hazırlanması ve yayılması seçim şansından ziyade bir gereklilik olarak karşımıza çıkıyor. Hele ki yıllardır Türk otomotiv sektörünün lideri konumundaki biz Ford Otosanlılar için.

Genel Müdürümüz Haydar Yenigün’ün 2015 yılında şirketimiz için belirlediği “Türkiye’nin en değerli ve en çok tercih edilen sanayi şirketi olmak” vizyonuna giden yolda en kapsamlı ve en etkili destekçilerinin bilişim teknolojileri ve dijitalleşme olduğunu öngörerek bu rolü Ford Otosan dahilinde oluşturması; liderliğini üstlendiğim dijital dönüşüm konusunun stratejik önemini ortaya koyuyor.

Dijital dönüşüm çoğu zaman teknolojik dönüşüm ile karıştırılmakta. İşte tam bu yüzden sizlere dijital dönüşüm derken ne yaptığımızı ve neyi hedeflediğimizi biraz anlatmak istiyorum. Dijital dönüşüm, en basit tanımıyla, teknolojinin sunduğu tüm imkânları süzerek kurum için en etkin, en doğru, en kullanışlı ve verimli çözüm yöntemleri geliştirmek; bunları uygulanabilir hale getirmek; var olan sisteme entegre etmek ve uygulayıcıları eğitmek gibi uçtan uca tüm başlıkları çatısı altında toplayan kavramdır. Elbette teknoloji burada önemli bir araç. Çünkü teknolojiyi çok iyi kullanıyor olmak, teknolojiyi çok iyi biliyor olmak, teknolojinin faydalarını en iyi şekilde iş birimlerinin ihtiyaçlarıyla örtüştürmek oldukça kritik bir belirleyicidir. Ama buradaki en önemli nokta, yapılan işe teknolojik dönüşüm olarak bakmamaktır. Dijital dönüşüm ile yaptığımız iş, aslında şirketimizin iş dönüşümüdür.

Birim olarak şirketimizin dijital dönüşüm ve teknolojiyle ilgili algı ve farkındalığını arttırmak için her bir birimde çalışan arkadaşlarımızın akıllarındaki soruları ortaya çıkarıyoruz. Ne demek bu? Yapılan her iş esnasında gözünüzün önüne yeni bir “dijital gözlük” koyulmuşçasına bakabiliyor olmanızı istiyoruz. Bu neyi getiriyor? Basit bir örnekle açıklamak gerekirse, izin kullanmak istiyorsunuz, bunu form doldurup onay imzası almak için oradan oraya koşturmak yerine sesli bir asistana, “Haftaya izin kullanmak istiyorum,” diye söylediğinizde, asistan sizin yerinize başka bir bilgiye ihtiyaç duymadan formlarınızı doldursa, yöneticinizin onayına gönderse, onayınız geldiğinde de “Hey Deniz, iznin onaylandı, bavulunu hazırla,” dese ve hatta sizin için Setur’dan öneriler alsa... Veya onayınızı gerektiren bir işlemin onayını chatbot ile verebilseniz...Ne kadar çok emek ve vakitten tasarruf edeceğinizi hesaplayabilir misiniz? İşte biz sürekli gözümüzde olan bu gözlükle şirketimiz dahilindeki tüm iş kalemlerine bakıp, bu tasarruf hesabını da yaparak şirketimizin iş dönüşümünü gerçekleştiriyoruz.

Biz bunu Ford Otosan bünyesinde çalışan tüm çalışma arkadaşlarımızın her işlerinde sorgulamalarını istiyoruz; ne yapıyorlarsa, bir malzemeyi bir yerden bir yere taşıyan arkadaşımızdan bir vida sıkma işini yapan arkadaşımıza, her gün bir rapor hazırlayan arkadaşımızdan bir grup algoritma yazmaya çalışan arkadaşımıza kadar... Her iş kendi içinde kendi zorluğunu barındırır ve her işin bir kolaylaştırıcısının olması gerekir. Teknoloji bu anlamda elimizdeki en etkili araçtır.

Tabii ki bütün bu süreç bir iş programı çerçevesinde ve şirket öncelikleri, stratejisi ve bütçe kaynakları göz önünde bulundurularak yönetiliyor. Önceliklerimizi; şirketimizin gitmek istediği yöne göre, şirketimizin ana stratejisine uygun bir şekilde ve ana metriklerine paralel olarak belirliyoruz. Müşteri memnuniyeti, bayi memnuniyeti, çalışan memnuniyeti, insana dokunan noktalarımız, iş kazalarının azalması, satış oranlarımızın yükselmesi, kalitemizin artması, daha kısa sürede sipariş teslimatı yapabiliyor olmamız, sıfır arızalı ürün üretmek, üretim hızını arttırmak gibi birçok metriğimiz var.

Son üç yıldır yaptıklarımızda başladığımız noktaya göre oldukça ilerledik, ama önümüzde kat edeceğimiz daha çok yol var. Bu yolda hep beraberiz. “Dijital gözlüklerimiz” gözümüzde olduğu sürece iş dönüşümümüzü şirketimizin stratejileri doğrultusunda gerçekleştirmeyi sürdüreceğiz. Dönüşümümüz ile ilgili detayları bir başka yazıya bırakacağım. O güne kadar “dijital gözlüklerinizle” gördüklerinizi yorumlarınızda paylaşmanızı rica ederim.

  • Yorumlar

Bu yazıya ilk yorumu sen yap.